Lilypie Third Birthday tickers

Lilypie Fourth Birthday tickers

12 Mayıs 2011 Perşembe

DOSTUM "SABIR" NERDESİN:)))


Sanki adım adım yaklaşıyor gibi bu bizi mahveden havaların hastalığı. Son birkaç gündür Defne'min burnu akıyor arada hapşırıyor arada da öksürüyor gibi birazcık. Neşesi yerinde her daim şükürler olsun. Fakat son bir haftadır yemek yedirirken çok zorluyor beni. Bazen sinirlerime hakim olamayıp bağırıyorum. O da minik kuzum ağlıyor ben daha sesimi yükseltir yükseltmez :(




Her öğünde dakikalarca ağzında tutuyor yediklerini. Ne oyunlar ne şarkılar yeri geliyor ne ilahiler söylüyorum fakat ııh, çok inatçı olacak bu kız tam bir akrep burcu:) Ağzında bir müddet tutuyor tutmasına da sonrada midesi bulanıp çıkartmasa. Çiğnemek yok direk yutmak istiyor, sanırım bu hem nezleye hemde çıkmak için az zamanı kalan diğer azı dişlerinin de marifeti.


Sabır sabır sabır böyle durumlarda insanın ne kadar da ihtiyacı oluyormuş buna. Allaha şükür zor bir çocuk olmadı şuana kadar benim meleğim. Belkide bu yüzden ufacık birşeyde hemen şaha kalkıyor sinirlerim:)


Hele ki bu sabah resmen kavga ettik Defnoş'la. Ben ağzına verdim o çıkardı, o çıkardı ben verdim:) Anne yüreği işte " aç kalmasın mutlaka bişeyler girsin midesine" diye düşünüyorsun ya. Eliyle ittiriyor daha çatalı elime almadan.Oyalansın diye önüne bıraktığım boyaları ve resim defterini bir sinirle yere atması varki görmelisiniz. Bir yandan da mama sandalyesinde otururken duyduğu müzikler eşliğinde poposunu oynatırken sırıtıyor bana.Gelde bağırma sinirlenme işte. " Hadi kızım, kedi geldi, köpek geldi" o geldi bu gitti diye diye yedi kahvaltısını. Bense üzerimden bir yük kalkmış gibi rahatladım tabiki.


Öğlense çorbasını yedirmek için oturduğumuzda, yine büyük çabalar sonucu tabağın yarısına kadar gelmişken geri iade etti hepsini annesine.


Bu havalarda ısınmadı bir türlü, gerçi ben şikayetçi değilim bu durumdan fakat çocuklara fena çarpıyor. Güneşe çıkıyorsun sıcak, gölgede kalıyorsun soğuk mahvediyor kısacası.




İnşallah gelir geçer bu durum bizden, hemde hemencik:)


Herkese tüm yavrulara bol sağlıklı günler diliyorum.




8 Mayıs 2011 Pazar

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN........






ÖNCELİKLE ANNEMİN, KAYINVALİDEMİN, TÜM ANNELERİN, ANNE ADAYLARININ VE KENDİMİN :) ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM....



RABBİM SANA HAMDOLSUN BANADA BU EŞSİZ DUYGUYU YAŞATTIĞIN İÇİN.....



BU ÖZEL GÜNDE DİLEĞİM,



"ALLAH ANNELERİMİZİN EKSİKLİĞİNİ GÖSTERMESİN, ONLARA UZUN ÖMÜRLER VERSİN.


ANNE OLMAK İÇİN ÇABALAYAN KADINLARIN, BU YOLDA GÖZYAŞI DÖKEN TÜM AİLELERİNDE YÜZÜNÜ GÜLDÜRSÜN. "

4 Mayıs 2011 Çarşamba

DEFNE'NİN KURABİYELERİ....


Sevgili arkadaşım Nurcan'nın kızıma özel yapmış olduğu kurabiyeleri sizlerle paylaşmak istedim.



Bursa'da olduğum günlerde ziyaretimize gelip bu şirin ve lezzetli kurabiyeleri getirmişti kendisi minik oğluşu Alper'le birlikte.


Sitesinden izinsiz olarak almış bulunduğum bu fotoğraflar çok güzel öyle değil mi:))


Yesek mi yemesek mi diye düşünürken şuan elimde bir tane kaldı. O da buzdolabımı süslüyor şuanda.


İnanılmaz lezzetli ve görüntü olarakta harika olan bu kurabiyelerden sipariş vermek isteyen olursa arkadaşımın sitesini ziyaret edebilir.


BU DA YEĞENİM MELİKE'NİN DOĞUM GÜNÜ PASTASI



18 yaşına giren fıstığım için yine arkadaşım Nurcan'nın yaptığı bu pastayı hepimiz çok beğenerek yedik.


Hamarat arkadaşım benim hediyelerin için tekrar teşekkür ediyorum. Kızım, abisi Alper'i kocaman öpüyormuş öyle söyledi bana:))



3 Mayıs 2011 Salı

DUYULAR & MİM .......

Yazılarını, bloğunu severek okuyup takip ettiğim, iki güzel şirin kıza sahip olan sevgili Aylin mimlemiş beni. Çok güzel bir mim olduğu için kendisine teşekkür ederek cevaplıyorum.

En sevdiğiniz üç görsel :

-kızımın güzel yüzü,
-cam kenarında oturup kahve fincanı elimde yağmur veya kar yağışını seyretmek,
-tüm ailemin mutlu olduğunu görmek.

En sevdiğiniz üç ses :

-kızımın sevinç çığlıkları,
-sabah ezanında öten kuşlar,
-sevdiklerimin iyi haberlerini alabilmek için çalan her telefon sesi:).

En sevdiğiniz üç tat:

-kısır,
-patatesle yapılmış her türlü yemek çeşidi,
-balık.

En sevdiğiniz üç koku:

-tabiki ilk önce kızımın kokusu,
-temizlik sonrası mis gibi kokan bir ev,
-türk kahvesi mmmmm mis misss.

En sevdiğiniz üç his:

-hergünü doyasıya paylaştığım kızımı uyurken seyrettiğimde, anlatılması güç olan içimdeki duyguların, gözüme yansıyıp gözyaşlarımın süzüldüğü annelik hissi,
-güvende olduğumu bildiğim her an,
-huzur huzur huzurrrrrr.


bende bu güzel mimi,

Almina'nın annesine, Lal'in annesine ve Eslem Duru'nun annesine gönderiyorum.

30 Nisan 2011 Cumartesi

1. AZI DİŞ...

30 nisan 2011 cumartesi,


18. ayına girdiğimiz bugünlerde, biz köpek dişleri çıkacak diye beklerken, tesadüfen ağzını açtırıp baktığımda azı dişinin çıktığını gördüm bu sabah kızımın.


Önce biraz şaşırdım sonrada sevindim böyle sakin azı dişini çıkarmasına. 41 kere maşallah kızıma. Sadece Bursa'da olduğumuz geçen hafta, birkaç gün çok sık bezini değiştirmek zorunda kaldım. Ağzının sularıda akıyordu sürekli tabiki. Herkes kesin diş geliyor demişti zaten.



Artık eskisi gibi ağzını açtırıp dişlerini kontrol edemiyorum. Hemen ısırıyor yada hiç açmıyor ağzını. 8 tane dişin yanına bir arkadaş daha gelmiş oldu. Diğerleride sırada çünkü damakları bembeyaz ha çıktı ha çıkacak durumda.



İnşallah tüm dişlerini böyle rahat çıkarırsın canım kızım.


29 Nisan 2011 Cuma

BAHARI KARŞILARKEN...


Yine bir iki ay olmuştur bu resimleri çekeli.




Bir hafta sonu kızımın Ceren ablası, Tuana Başak ve Kayra Berrak ablaları ve onların anne babalarıyla birlikte serin havalarda yakaladığımız güneşli birgünü değerlendirelim demiştik ve parkta almıştık soluğu.



Bizim kız ablalarının peşinde koşmak yerine sağa sola koşturmayı, çimlere basmayı, etrafında görüğü tavukların yanına gitmeyi daha uygun bulmuştu ki salıncak ve kaydırakları görene kadar:)


Daha küçükken salıncaktan hiç hoşlanmayan miniği şimdilerde zor ayırıyoruz park alanından. Sürekli sallanmak, kaydıraktan kaymak istiyor.



Artık havalar ısınsada daha sık gitsek kızımla parklara.

HANİ BİRGÜN ÇOK KAR YAĞMIŞTI...

hani her yer bembeyaz olmuştu da Defne kızın anası resimler çekmişti bir sürü evinde otururken. Ama bir türlü ekleyememişti bloğuna.

Dede ve anneannesi bizdelerdi. Defne kız dedesiyle birlikte karda yürümüştü. Sonra annesi cam kenarında biriken karlardan iki top yapıp oynaması için eline vermişti miniğinin.


Kah ağzına götürüp yalamıştı , kah buz gibi kar toplarını yüzüne sürmüştü Defne kız.


Mahallemizde abilerinin yaptığı kardan adamları seyretmişti uzun uzun. Veee kaldırımda oluşan buzda, fırın tepsisiyle kayan çocuklara çığlıklar atmıştı o gün :)



14 Nisan 2011 Perşembe

DEFNE KIZ VE ANASI BURSA YOLCUSU.....


Uzuuun uzuun telefon görüşmeleri yapıyor benim kızım:) Dede ve anneannesini arıyor. De dee, attii, deel deyip arada da dıgıl dıgıl konuşup birşeyler anlatıyor telefon elinde.



"Tamam kızım çok özledik dedeyi ve anneanneyi babaya söyleyelimde bizi götürsün" dediğimde ise şımarıyor, seviniyor miniğim.



Bizdeee karar veriyoruz bu hafta sonu Bursa'ya gitmeye. Eh uzun zamandır kalmadık şöyle keyfini çıkaralım bir hafta kızım ve ben, teyzesi, yengeleri , dayıları , abla ve abileriyle birlikte.


Hayırlısıyla gidip gelelim, hava değişiminden etkilenmeden inşallah.


Şimdiden herkese güzel bir hafta sonu diliyorum.


Sevgiyle kalın................

7 Nisan 2011 Perşembe

BİZ HER SABAH.....

bu haldeyiz.
Anneye sıkı sıkı sarılmalar, göz ucuyla bakıp yanında olduğuma emin olunca dahada kucağa tırmanmalar, anne kalmak istesede izin vermemeler vs vs.


Ama çok güzel öyle değil miiiiiiii.

5 Nisan 2011 Salı

OTO KOLTUĞUNA ALIŞAN KIZ:)

Hani araba koltuğunda oturmak istemeyen bir Defne Ela vardı size anlatmıştım burada.


Oturduğunda kıyametleri koparan o minik kuş, şimdi akıllı bir kız oldu :) veeee arabaya biner binmez annesini üzmeden oturuyor koltuğuna.

Oturmak ne keline mışıl mışıl uyuyabiliyor bile.

Tabiki ilk aldığımız oto koltuğunu aldığımız yere götürüp iade ederek, daha rahat oturabileceği ve aynı güvende olacak bir koltukla değiştiik. Birkaç değişik oyuncak aldık arabada dursun diye. Sürekli oynayamacağı için arabaya bindiğinde ilgisini çeker diye düşündük. İşe de yaradı.


Bizim kız hiçte sıkıntıya gelemiyor yahu keyfine düşkün olacak babası gibi:)


Allahım dedim ne güzel bir rahatlıkmış bu, arkada oturup kucağında çocuk olmadan etrafı izleyerek yolculuk yapmak.


Şimdi kızımı koltuğuna güzelce oturtup gezmelere gidiyoruz ana kız. Parka, alışverişe, arkadaşlarına. Nasıl mutluluk verici bişeymiş bu. Hayalini kurduğum şeyi gerçekleştirmek başarmış olmak ve bunu burda paylaşıyor olmak çok güzel.