Sanki adım adım yaklaşıyor gibi bu bizi mahveden havaların hastalığı. Son birkaç gündür Defne'min burnu akıyor arada hapşırıyor arada da öksürüyor gibi birazcık. Neşesi yerinde her daim şükürler olsun. Fakat son bir haftadır yemek yedirirken çok zorluyor beni. Bazen sinirlerime hakim olamayıp bağırıyorum. O da minik kuzum ağlıyor ben daha sesimi yükseltir yükseltmez :(
Her öğünde dakikalarca ağzında tutuyor yediklerini. Ne oyunlar ne şarkılar yeri geliyor ne ilahiler söylüyorum fakat ııh, çok inatçı olacak bu kız tam bir akrep burcu:) Ağzında bir müddet tutuyor tutmasına da sonrada midesi bulanıp çıkartmasa. Çiğnemek yok direk yutmak istiyor, sanırım bu hem nezleye hemde çıkmak için az zamanı kalan diğer azı dişlerinin de marifeti.
Sabır sabır sabır böyle durumlarda insanın ne kadar da ihtiyacı oluyormuş buna. Allaha şükür zor bir çocuk olmadı şuana kadar benim meleğim. Belkide bu yüzden ufacık birşeyde hemen şaha kalkıyor sinirlerim:)
Hele ki bu sabah resmen kavga ettik Defnoş'la. Ben ağzına verdim o çıkardı, o çıkardı ben verdim:) Anne yüreği işte " aç kalmasın mutlaka bişeyler girsin midesine" diye düşünüyorsun ya. Eliyle ittiriyor daha çatalı elime almadan.Oyalansın diye önüne bıraktığım boyaları ve resim defterini bir sinirle yere atması varki görmelisiniz. Bir yandan da mama sandalyesinde otururken duyduğu müzikler eşliğinde poposunu oynatırken sırıtıyor bana.Gelde bağırma sinirlenme işte. " Hadi kızım, kedi geldi, köpek geldi" o geldi bu gitti diye diye yedi kahvaltısını. Bense üzerimden bir yük kalkmış gibi rahatladım tabiki.
Öğlense çorbasını yedirmek için oturduğumuzda, yine büyük çabalar sonucu tabağın yarısına kadar gelmişken geri iade etti hepsini annesine.
Bu havalarda ısınmadı bir türlü, gerçi ben şikayetçi değilim bu durumdan fakat çocuklara fena çarpıyor. Güneşe çıkıyorsun sıcak, gölgede kalıyorsun soğuk mahvediyor kısacası.

İnşallah gelir geçer bu durum bizden, hemde hemencik:)
Herkese tüm yavrulara bol sağlıklı günler diliyorum.

Sevgili arkadaşım 









Dede ve anneannesi bizdelerdi. Defne kız dedesiyle birlikte karda yürümüştü. Sonra annesi cam kenarında biriken karlardan iki top yapıp oynaması için eline vermişti miniğinin.





Tabiki ilk aldığımız oto koltuğunu aldığımız yere götürüp iade ederek, daha rahat oturabileceği ve aynı güvende olacak bir koltukla değiştiik. Birkaç değişik oyuncak aldık arabada dursun diye. Sürekli oynayamacağı için arabaya bindiğinde ilgisini çeker diye düşündük. İşe de yaradı.