Lilypie Third Birthday tickers

Lilypie Fourth Birthday tickers

14 Haziran 2011 Salı

BİR TURKUAZOO GÜNÜ...


Biz, pazar günü hemide seçimin olduğu o günün sabahı görevlerimizi yerine getirir getirmez düştük yollara. Haftalardır yapılan bir planı gerçekleştirdik arkadaşlarımız ve çocuklarımızla birlikte.


Nereye mi gittik?





Kimlerle mi?




Özgür Ekim teyze kızı Ceren ve babası, Meltem teyze kızı İdil Su ve babası, Defne kız anası ve babası:)))


İdil Su ve Ceren daha büyük oldukları için nerde olduklarının bilincinde büyük sevinçle ve heyecanla izlediler bir sürü değişik rengarenk balıkları.



Defne çığlıklar attı önce, fazla kalabalık olmaması sebebiyle koşturdu koridorda bizide arkasından koşturdu haliyle. Her gördüğü kocaman akvaryumun camına yapışarak baktı balıklara kahkahalar atarak.


Biz anneler ise her fırsatta fotoğraf için poz versekte, içerideki ışıklandırmadan dolayı tüm fotolar karanlık çıktı.

Defne hep eğlence kısmındaydı olayın. Alanın sakin ve koşması için büyük olması çok hoşuna gitti. Bıcır kızım ordan oraya atsada kendini elimizi tutmamak için, yorsada anne babasını çok güzel vakit geçirdik tüm arkadaşlarımızla. Dönüş için arabaya biner binmez kapattı gözlerini meleğim.


Son olarak akvaryum için söyleyebileceklerim ise televizyonda görüldüğü kadar büyük gelmedi bana. Balıklar o ortam çok güzeldi fakat sanki akvaryuma girmemiz ve çıkmamız çok çabuk oldu. Ya da ben anlamadım Defne'nin peşinde koşmaktan. Amaa eğlenceli vee güzeldi yorulmamıza değdi mi değdi.


8 Haziran 2011 Çarşamba

GEZ KIZIM GEZ KİM TUTAR SENİ:)

Evde tutmak ne mümkün bu cadıyı. Anası ev kuşu kime benzemiş diyeceğim ama cevap ortada babaannesi:)




Sabah daha gözünü açar açmaz kapıya yada odasının camına gidip" aç aç" diye bağrıyor. Hele ki sokaktaki çocukların oyun seslerini duyduğu zaman attığı sevinç çığlıkları süper. Nasıl çıkmasın ki dışarı , annesi nasıl mahrum bıraksın onu bu zevkten. Akşamları babası daha eve adımını atar atmaz" kalk kalk" diye inletiyor evi babasının elinden tutup. Şapkasını odasından alıp doğru kapıya koşuyor "gidiyoruz tamam" dendiğinde.




Ama hafta içi daha çok dede ve babaannesi dışarı çıkarıyorlar Defne'yi. Parka, markete gidiyorlar, çimenlere oturuyorlar birlikte.




İşte bu fotoda öyle bir güne ait:)



Dedesi ve mahalledeki Defne hayranları:)

7 Haziran 2011 Salı

DEFNE KIZ VE ANASINDAN HABERLER....

Herkese merhaba,




bu aralar hem biraz yoğunluk, hemde ciddi anlamda olmasada beni rahatsız eden sağlık problemleri yüzünden yorgunum ve halsizim.




Doktorlar, tahliller sonrası çocuğuma, eşime, evime baktığım ilgilendiğim kadar kendime bakmadığım sonucuna vardık ailecek. Vitamin eksikliği, demir eksikliği, yorgunluk ve stres baş ağrılarımın yanında baş dönmesini ortaya çıkardı. İlaçlar vs derken daha iyi sayılırım.




Bununla birlikte kısacık bir tatilde olsa geçen hafta sonu Bursa'ya gittik geldik. Ben birşey anladım mı "hayır" rahatsızlığımdan dolayı ama Defne çok mutlu iki gün geçirdi.



Defne, anneanne ve dedesinin bahçesinden taze taze dalından erikler, çilekler kopardı yedi. Ablalarıyla, abileriyle bol bol vakit geçirdi eğlendi. Dedesiyle birlikte bahçedeki çiçeklere su verdi.


Pazar akşamı ise Zeynep ablasının nişanında hiç durmadan koştu oynadı dans etti. Zeynep ablaya tekrar mutluluklar diliyoruz burdan.




Bizden son durumlar işte böyle.


.....Sımsıcak sevgiler bizden size.......

2 Haziran 2011 Perşembe

REGAİP KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN....




HAYIRLI KANDİLLER......

YORUM SORUNUNA YARDIM....

ARKADAŞLAR SORUN NEDENDİR NİYEDİR HALA BULAMADIM. ÇOĞU BLOĞA YORUM BIRAKAMIYORUM VE AYNI ŞEKİLDE ÇOĞU BLOG ARKADAŞIMDA BLOĞUMA YORUM BIRAKAMIYORMUŞ.

ACABA NEDEN BİLENİNİZ VAR MI?

(adsız olarak yorum bırakabilirsiniz isminizi yazıp) CEVAP VERECEK VARSA BEKLEMEDEYİM.

26 Mayıs 2011 Perşembe

KIVIRCIĞIM BENİM...

Değişir mi acaba?


Değişmesin sakın, çünkü çok güzel böyle saçları kıvır kıvır.



Duş sonrası bu hallerinde ise o saçları bir saat tarasam bıkmam sanırım yumuşacık lüle lüle.Haa bakmayın siz böyle kısa göründüğünde aslında uzuyor kızımın saçları kıvırcık ya belli olmuyor:)


Ben şimdi memnunum bu halinden ama O büyüdüğünde herkes gibi "keşke saçlarım düz olsaydı " diyebilir tabiki o güne kadar saçlarının bu şekli değişmezse.




25 Mayıs 2011 Çarşamba

ADI PARMAK BOYASI MIYDI? ....

Odası uygun şartlarda rahat edebileceği şekilde anne tarafından hazırlanır, aynı şekilde Defne'de.



Her seferinde şaşkınlıkla o eller boyanır ve bakıp kalınır.


Bata çıka birşeyler yapmaya uğraşır Defne, surat ıyyyy ifadesindedir:)



ye kürküm ye misali üstbaş heryeri boya olur ve parmak boyasının bizim evde adı değişir:)



Eserimiz bu, çok güzel öyle değil mi?









24 Mayıs 2011 Salı

BİR MİM DAHA..


Blogcan, nefis yemekler kekler börekler yapan Umut Sepeti Zeliha arkadaşım mimlemiş bu seferde beni. Çok teşekkür ederek cevaplamaya çalışacağım soruları.



Defnoşum günün erken saatlerinde 2. uykusuna dalmışken işte cevaplar;



1- Hayalinizdeki meslek nedir ?


Tam olarak çok ama çok istediğim bir meslek olmadı hayatımda. Ufakta olsa bazı özentilerim oldu evet ama sadece istediğim birşey hep vardı ve var kafamda. Olur mu sanmıyorum ama hayal değil mi? Küçük ama şirin, şirin olduğu kadar ferah, temiz ve yemyeşil bahçesi olan bir cafe sahibi olmak. Kekler, pastalar, kurabiyeler satayım ben orda olur mu:))



2-Çay mı kahve mi? Sütlü mü sütsüz mü?


Kahve derim tabiki benim için keyif demektir sütsüz orta olsun lütfen:)



3-En önemli makyaj hileniz ?


Makyajla aram pek yoktur ki hilesi olsun:)



4- Tam şuan kucağınıza bir cin düşseydi ve 3 dilek hakkınız olduğunu söylese ne dilerdiniz?


Offf neler istemezdim ki. Önce annem babam ve sonta tüm sevdiklerim kendim için sağlık huzur dilerdim. İsteklerime uygun bir ev olabilirdi belki bir dileğimde ve kızımın tüm geleceğine yetecek kadar para:))) çok şey mi istiyorum siz söyleyin:))))



5-Kahvaltı,öğle yemeği,akşam yemeği veya tatlı.Bu öğünlerden ömrünüz boyunca yalnızca bir tanesini seçmek zorunda kalsaydınız hangisi olurdu?


Kesinlikle kahvaltı.



6- Eğer Hello Kitty olsaydınız kurdelanız hangi renk olurdu?


Yine pembe yine pembe benim rengim çünkü



7- Eğer ömrünüz boyunca yalnızca bir tane takı takma seçeneğiniz olsaydı, bu ne olurdu?


İnce bir bileklik.



8- Sahip olmak istediğiniz yetenek,


2009 kasımdan beri mükemmel bir anne olmak:) tabiki bu bir yetenek değil. Hafızamın üstün derecede kuvvetli olmasını isterdim ki hiçbirşeyi unutmamalıyım veya insanların beynini okumak isterdim buda bir seçenek yetenek olmasada:)



9-Eğer geleceği görme şansınız olsa,görmek ister miydiniz ?


İyi şeyler gösterecekse tabiki evet ama hayatta herşey iyi gitmiyor, dünyamızın gidişatıda iyi değil o yüzden istemezdim böyle devam:)



10- Gizli ünlü Aşk ?


Olmadı ki öyle biri :)



11- Neden blog tutmaya başladınız ?


Sadece kızım için.



12- şimdi bu mimleri kime göndereceksin?










İşte bu kadaaar.



Güzel birgün olması dileğimle kocaman sevgiler herkese.


23 Mayıs 2011 Pazartesi

18. AY VE YAŞADIKLARIMIZ...



İnanması güç ama gerçek, Defne'm meleğim artık 1.5 yaşında.

Neler yaptığını mı yazsam, yaramazlıklarını mı yazsam, söyleyebildiklerini mi yazsam nerden başlasam bilemedim şimdi:)



Uzuuun bir yazı olacak belli şimdiden uyarayımda:)



Öncelikle bir geçen bir tekrarlayan mevsimsel grip midir nezle midir nedir yine gündemde. Burnu akıyor şıp şıp. Eee parktan eve gelmiyor, sokakta çocuklarla oynamak istiyor, evde olduğu anlarda çocuk sesi duymasın camdan bakmak istiyor. Böyle oluncada hava çarpıyor işte. Daire kapısını açabiliyor artık uzanıpta kitlediğim için kapıyı "aç aç" diyor. Açar açmazda hemen ayakkabılarını alıyor "ayak" diyor ayakkabılarına ve " diydiy" diyor sonra:) Babaanneye "babanee" diye seslenip hooop Defne dışarıda.




Babaanne ve dedesi hafta içi hergün dışarı çıkarıyor Defne'yi. Parka, markete gidiyorlar beraber. Hafta sonuda anne babasıyla takılıyor:) Boş bulduğumuz her saat Defne için harcanıyor artık. Ne yapsak nasıl mutlu etsek kızımızı diye planlar yapıyoruz babasıyla. Anlıyacağınız hür bırakıldığı her dakika dışarıda çok mutlu Defne. Fakat elini vermiyor, bıraktığımız anda da hızla koşuyor olur olmadık tehlikeli yerlere. Hızını kestiğimiz zamanda kıyamet kopuyor bağırıyor küçük cadı.
Çok sayıda kelimeye söyleyebiliyor artık. Söylediğimiz kelimeleri tekrar etmeye çalışıyor. Yapmasını istediğimiz şeyleri yapıyor. Mesela "Defne oyuncağını odana götürür müsün" , " onu yerine koyar mısın" gibi. Mahalledeki abla ve abilerinin isimlerini söylemeye çalışıyor gördüğünde ve "del" diyor onlara:). Açıkçası artık birbirimizi çok iyi anlıyabiliyoruz. Ne istediğini, ne yapmak istediğini yada bizim O'na ne demeye çalıştığımızı anlıyor artık. Büyüyor işte günden güne. Şaşırtıyor yaptıklarıyla bizi.



Yemek yeme konusunda bu aralar iyi değil. Kah zorla kah oyalayarak bir şekilde doyuruyor karnını. Anne ne kadar sinirlenip yorgun düşsede, sabır diyor geçeceğini ümid ederek. Bir günlük menüsü ve uyku saatleri ise şöyle; sabah 7.30 uyandığında süt sonra tekrar uyku, 10.30 gibi kahvaltı pekmezi, yumurtası, peyniri, taze meyve suyu, bazen omlet, bazen krep, balık yağı vitamin şurubu, bir saat sonra birkaç cicibebenin içine bir tatlı kaşığı çekilmiş ceviz ve fındık sütle karıştırılıp, 13.30 gibi uyku, uyandığında oyun sonrası yapmış olduğum her türlü çorba içine tam buğday ekmeği doğranmış, saat 17 gibi tekrar uyku saati sonra yoğurt ve yanında herhangi birşey pilav makarna, sebze yada et yemeği. Akşam 22 gibi muhallebisini yiyor ve gece uykusuna yatıyor miniğim. Huhh yazarken ne çok şey yiyormuş dedim içimden. Acıkmasına fırsat bile kalmıyor:) En sevdiği şey meyve. Ama sert meyveleri eline verdiğimde kocaman ısırıp boğuluyor:)



Evde beraber oyunlar oynuyoruz bunları diğer postlarda paylaşıcam inşallah. Kitaplarla arası herzamanki gibi iyi okumamdan hoşlanmasada. Kendi istediği kitabı "bitap, ditap" diye çekip mırıl mırıl okuyor annesini yormadan. Rakamların hepsini tanımasada. Herhangi bir rakam gördüğünde saymaya başlıyor "bi üc" diye. Şarkılar söylüyor rengarenk ve tarkanın öp öp şarkısı favorisi bu ara. Dans dans dans çok seviyor ve kendi söylediği şarkılarla bile oynuyabiliyor. Sağa sola dönerek, popoyu sallayarak:) Kahvaltıdan kalkınca "banyoya gidelim dişlerimizi fırçalayalım dediğimde" fırçasını istiyor "yey yey" diyerek ve diş fırçalamak yerine damaklarını kaşıyor:) Ama olsun amaç ne biliyor ya.
Uyku saatleri gündüz hep aynı iyi. Gün içinde halen sallıyorum uyuması için. Fakat akşamları "uyku saati" dediğimde bizim yatak odamıza gidiyor ve üzerini değiştirir değiştirmez yastığa koyuyor kafasını ve sallamadan uyuyor. Uyuduktan sonra kendi odasına götürüp yatırıyorum. Sabaha karşı bazen 6 bazen 7 gibi geliyor tekrar yanımıza.



Tuvalet alışkanlığına gelince ise ne zaman ve nasıl başlıyacağımı bilemiyorum. Aslında yaz geldiğinde başlasam çok iyi olur. Çünkü Defne altına yaptığında "ne yapıyorsun sen dediğimde " söyleyebiliyor, hani diyorum öğretmeye çalışırsam belki yapmadan söyler annesine:) ve alışır. Ama bu süreç daha şimdiden yoruyor ve korkutuyor beni. Haa birde konuyla alakalı değil ama halen bardaktan tek başına su ve süt içemiyor:) Döküyor diye vermiyorum eline hiçte iyi etmiyorum ama ne yapayım:)



1.5 yaş aşısı ve kontrolü için daha gitmedik doktora. Ama gelişimi gayet iyi şükürler olsun.



Demiştim size uzun bir yazı olacak diye. Daha yazsam uzar gider bunlar kısaca özeti desem:)



Neyse herkese hayırlı günler diliyorum.



Defne Kızın Anasından Kucak Dolusu Sevgiler....

17 Mayıs 2011 Salı

ÖNEMLİ MİM.....

Sevgili Aylin mimlemiş beni tekrar teşekkür ediyorum kendisine.

Bu çok önemli mim'i cevaplamaya başlamadan önce diliyorum ki bloglarımızda artık sorunlar yaşanmaz ve birbirimizden kopma noktasına gelmeyiz inşallah.

İşte konumuz ve cevapları.







Bloğumu çoook seviyorum çünkü;

*nasıl sevmem kızımın hayatımıza girmesiyle başladım yazmaya,
*ilk günler zor gelsede çok sevdim sonrasında,
*yazdıkça takipçilerim arttı izlenmek hoşuma gitti mutlu oldum,
*yeni bloglar, yeni hayatlar, yeni kişiler tanıdım sayesinde,
*iyiliği, hastalığı, mutsuzluğu, mutluluğu paylaştım, halende paylaşıyorum burda,
*seviyorum bloğumu çünkü kızım için kendim için okumak isteyipte tıklayan herkes için yazıyorum.

Daha yazılası çok şey var aslında ama kısaca yazabiliyorum hemen yayınlayabilmek için.

Bende yazdığım blog arkadaşlarımı mimliyorum.

http://nuralp.blogspot.com/
http://mintininmutfagi.blogspot.com/
http://annesiningulu.blogspot.com/
http://acemianneselcen.blogspot.com/
http://gutguturuna.blogspot.com/

Herkese kucak dolusu sevgiler.