Lilypie Third Birthday tickers

Lilypie Fourth Birthday tickers

30 Nisan 2011 Cumartesi

1. AZI DİŞ...

30 nisan 2011 cumartesi,


18. ayına girdiğimiz bugünlerde, biz köpek dişleri çıkacak diye beklerken, tesadüfen ağzını açtırıp baktığımda azı dişinin çıktığını gördüm bu sabah kızımın.


Önce biraz şaşırdım sonrada sevindim böyle sakin azı dişini çıkarmasına. 41 kere maşallah kızıma. Sadece Bursa'da olduğumuz geçen hafta, birkaç gün çok sık bezini değiştirmek zorunda kaldım. Ağzının sularıda akıyordu sürekli tabiki. Herkes kesin diş geliyor demişti zaten.



Artık eskisi gibi ağzını açtırıp dişlerini kontrol edemiyorum. Hemen ısırıyor yada hiç açmıyor ağzını. 8 tane dişin yanına bir arkadaş daha gelmiş oldu. Diğerleride sırada çünkü damakları bembeyaz ha çıktı ha çıkacak durumda.



İnşallah tüm dişlerini böyle rahat çıkarırsın canım kızım.


29 Nisan 2011 Cuma

BAHARI KARŞILARKEN...


Yine bir iki ay olmuştur bu resimleri çekeli.




Bir hafta sonu kızımın Ceren ablası, Tuana Başak ve Kayra Berrak ablaları ve onların anne babalarıyla birlikte serin havalarda yakaladığımız güneşli birgünü değerlendirelim demiştik ve parkta almıştık soluğu.



Bizim kız ablalarının peşinde koşmak yerine sağa sola koşturmayı, çimlere basmayı, etrafında görüğü tavukların yanına gitmeyi daha uygun bulmuştu ki salıncak ve kaydırakları görene kadar:)


Daha küçükken salıncaktan hiç hoşlanmayan miniği şimdilerde zor ayırıyoruz park alanından. Sürekli sallanmak, kaydıraktan kaymak istiyor.



Artık havalar ısınsada daha sık gitsek kızımla parklara.

HANİ BİRGÜN ÇOK KAR YAĞMIŞTI...

hani her yer bembeyaz olmuştu da Defne kızın anası resimler çekmişti bir sürü evinde otururken. Ama bir türlü ekleyememişti bloğuna.

Dede ve anneannesi bizdelerdi. Defne kız dedesiyle birlikte karda yürümüştü. Sonra annesi cam kenarında biriken karlardan iki top yapıp oynaması için eline vermişti miniğinin.


Kah ağzına götürüp yalamıştı , kah buz gibi kar toplarını yüzüne sürmüştü Defne kız.


Mahallemizde abilerinin yaptığı kardan adamları seyretmişti uzun uzun. Veee kaldırımda oluşan buzda, fırın tepsisiyle kayan çocuklara çığlıklar atmıştı o gün :)



14 Nisan 2011 Perşembe

DEFNE KIZ VE ANASI BURSA YOLCUSU.....


Uzuuun uzuun telefon görüşmeleri yapıyor benim kızım:) Dede ve anneannesini arıyor. De dee, attii, deel deyip arada da dıgıl dıgıl konuşup birşeyler anlatıyor telefon elinde.



"Tamam kızım çok özledik dedeyi ve anneanneyi babaya söyleyelimde bizi götürsün" dediğimde ise şımarıyor, seviniyor miniğim.



Bizdeee karar veriyoruz bu hafta sonu Bursa'ya gitmeye. Eh uzun zamandır kalmadık şöyle keyfini çıkaralım bir hafta kızım ve ben, teyzesi, yengeleri , dayıları , abla ve abileriyle birlikte.


Hayırlısıyla gidip gelelim, hava değişiminden etkilenmeden inşallah.


Şimdiden herkese güzel bir hafta sonu diliyorum.


Sevgiyle kalın................

7 Nisan 2011 Perşembe

BİZ HER SABAH.....

bu haldeyiz.
Anneye sıkı sıkı sarılmalar, göz ucuyla bakıp yanında olduğuma emin olunca dahada kucağa tırmanmalar, anne kalmak istesede izin vermemeler vs vs.


Ama çok güzel öyle değil miiiiiiii.

5 Nisan 2011 Salı

OTO KOLTUĞUNA ALIŞAN KIZ:)

Hani araba koltuğunda oturmak istemeyen bir Defne Ela vardı size anlatmıştım burada.


Oturduğunda kıyametleri koparan o minik kuş, şimdi akıllı bir kız oldu :) veeee arabaya biner binmez annesini üzmeden oturuyor koltuğuna.

Oturmak ne keline mışıl mışıl uyuyabiliyor bile.

Tabiki ilk aldığımız oto koltuğunu aldığımız yere götürüp iade ederek, daha rahat oturabileceği ve aynı güvende olacak bir koltukla değiştiik. Birkaç değişik oyuncak aldık arabada dursun diye. Sürekli oynayamacağı için arabaya bindiğinde ilgisini çeker diye düşündük. İşe de yaradı.


Bizim kız hiçte sıkıntıya gelemiyor yahu keyfine düşkün olacak babası gibi:)


Allahım dedim ne güzel bir rahatlıkmış bu, arkada oturup kucağında çocuk olmadan etrafı izleyerek yolculuk yapmak.


Şimdi kızımı koltuğuna güzelce oturtup gezmelere gidiyoruz ana kız. Parka, alışverişe, arkadaşlarına. Nasıl mutluluk verici bişeymiş bu. Hayalini kurduğum şeyi gerçekleştirmek başarmış olmak ve bunu burda paylaşıyor olmak çok güzel.


29 Mart 2011 Salı

16. AY



Ara çok uzayınca neyi yazacağımı nerden başlayacağımı bilemez oldum. Sözde kenara not alacaktım herşeyi sonra ayrı ayrı postlar halinde paylaşacaktım sizlerle ama kocaman fosssss oldu herşey.


Bir yerden başlamalı arkası gelir artık umarım:)


Defnoş büyüyor, büyüdükçe öğreniyor, öğrendikçe söylediği kelimeler artıyor. 16 aylık oldu meleğim. Şükürler olsun ki sağlığı yerinde. Havaların düzelmesiyle evlere sığamaz durumda bugünlerde. Gözünü açar açmaz kapıya gidip vuruyor babaannesine "anneee" ses gelmeyince ise "dedee" diye sesleniyor. Sesi duyan torun aşıkları yetişiyor kızımın imdadına:) Kahvaltısını yer yemez önce üst kata mini bir tur atıp sonrasında sokakta güneşleniyor Defne hanım.



Oyuncaklarıyla arası pek iyi değil sıkılıyor aynı şeylerle vakit geçirmekten. Kitaplar favorisi herzaman olduğu gibi. Sayfaları çevirdikçe kendince okumasını duymak ise muhteşem. İlgi alanı çok değişti sürekli bir yerlere uzanmak bir yerleri karıştırmak merakını giderme halinde. Evin en tehlikeli yerlerini bulupta girmeyi nasıl beceriyor anlamıyorum. Koltuklardan kendi başına iniyor çıkmada zorlansada odasındaki oyuncak sandığı ve pufuna rahatlıkla çıkabiliyor. Nadirde olsa bebekleriyle oynarken kaşık tabak alıp onları beslemeye çalışıyor, uyutuyor sıkılınca yere atıp gidiyor. Annesine düşkünlük normal mi yoksa abartılı mı bilemiyorum ama hep benim uyutmamı benim yedirmemi istiyor. Sanırım tüm günümüzün beraber geçmesinden kaynaklanıyor bu ilgi. Bu arada anne kız kavgalarımızda başladı:) Sinirli oldu çok. Dediği istediği hep yapılsın istiyor. Kızdığımda, sesimi istemedende olsa yükselttiğim zamanlarda hızlı hızlı gidip eline ne alırsa atıyor, birşeyler söyleniyor yada ağlıyor cadı. Kilosu, iştahı normal birkaç aydır gitmedik doktoruna. Uykusu iyi olmasına iyide kendi odasında uyumak istemiyor artık. Gecenin ilerleyen saatlerinde mecburen yanımıza almak zorunda kalıyorum ve sanki uyanan o değilmiş gibi daha yanımıza yatırır yatırmaz dalıyor uykuya:) Bu durum nasıl düzelecek bilemiyorum.



Kelime hazneside gün geçtikçe büyüyor. Anne, baba, dede, abi, ditti, deldi, at, düttü (düştü), mavv (kedi), cik cik ( kuş), po po liiin ( annesinden duyduğu reklam müziği eşliğinde mırıldanarak), bi bes ( bir beş), attııı, pepe ( tv izlemesinde engel olmayan annesi çocuk kanalında pepe yi açtığında), bebet ( bebek), düt ( araba). Şuan aklıma gelen bunlar.


Emzik konusunda halen bir adım atamadım kızımı ve beni rahatlattığı için:) Her akşam kendimce karar alıp "yavaş yavaş unutturacağım, önce gündüz emzik emmeyecek bir zaman sonrada akşamları uygulayacağım bunu " desemde yine o kocaman fossss oluyor bu durum diğerleri gibi.


Eveeet bizden haberler son olarak böyle. Yazdıkça yazasım gelsede bu kadar yeter şimdilik.


Herkese kocaman sevgiler.....

28 Mart 2011 Pazartesi

NİHAYET...

SORUN ÇÖZÜLDÜ VE ARTIK KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDEBİLİRİZ SANIRIM BLOG DOSTLAR:)))

23 Mart 2011 Çarşamba

OFFFFFFFFFFF.....

Bloglar kapandı adından ha açıldı ha açılacak derken halen bir gelişme yok. Sırf bu yüzden yazmak istediğim bir sürü şeyi yazamaz oldum. Sorunlar çözülene kadar uzaktan takipteyim.

sevgiler herkese...........

6 Mart 2011 Pazar

İYİKİ DOĞMUŞUM:))

Bugün benim, Defne kızın anasının doğum günüydü. İki senedir ailemle yeni yaşıma girmek çok mutlu ediyor beni. Annem ve babam, eşim, kızım yanımda, ailenin diğer yarısı uzaktada olsa herkesin tek tek arayıp kutlaması, arkadaşlarımdan gelen telefonlar ve mesajlar, eşimin süprizleri hepsi birleşinde tarifi imkansız bir mutluluktu yaşadığım. Herkese çok teşekkür ediyorum tekrardan.
Rabbim her yeni yaşımıza böyle girmeyi nasip etsin inşallah.




vee tekrar diyorum iyiki doğmuşum Defnemin anası olmuşum:)))