Lilypie Third Birthday tickers

Lilypie Fourth Birthday tickers

20 Ocak 2012 Cuma

TENCERE KEKİ ...

Bu bir Oktay usta tarifidir. Çok kez denemiş ve her zaman mükemmel sonuçlar almışımdır. Hem çok pratik hem de çok lezzetli bir kektir kendileri :)

Malzemeler:

2 yumurta
1 su bardağı toz şeker
3 su bardağı un
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
3 çorba kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

isterseniz son aşamada çekilmiş ceviz yada çikolata parçaları serpebilirsiniz.


 Yapılışı ise, tüm malzemeleri normal kek yapımında olduğu gibi önce yumurta şeker olmak üzere karıştırıp, yağlanmış ısıya dayanıklı kaplara yada nescafe fincanlarına yarım dolacak şekilde karışımdan koyuyoruz. Tencereye biraz su ekleyip kek karışımını koyduğumuz fincan yada minik borcam kaplarımızı tencereye sıralıyoruz.  Tencerenin kapağı kapatılarak ocakta orta ateşte kapağını hiç açmadan 25 dk pişiriyoruz.

Benim borcam kaplarımın sekiz tanesi bu karışımla doluyor. Her kalıba göre değişir sayı tabiki. 25 dk pişirdikten sonra kapları ıslak bir bez üzerine çıkartıp koyuyoruz. Kapların içerisinden daha kolay çıkması için. Servis sırasında çikolata sosu ve hindistan ceviziyle süsleyebilirsiniz size kalmış.


Afiyet olsun.

 İnşallah düzgün anlatabilmişimdir:)

17 Ocak 2012 Salı

DEFNE ELA DER Kİİİ.....

     SANA NE YAZAYIM ANNEEE ?

AA DU Bİ DAKKA SANA YIDIZ YAPICAM ANNE :))

10 Ocak 2012 Salı

ÇİRKİN ŞEY :) ....

Gündüz cin gibi gözlerle dolaşırsın


 Gece oluncada melek gibi olursun


Uykuya dalma aşamasında ise sevdiğin oyuncaklarına yada kitaplarına sarılırsın sımsıkı.

 Bende sana bakmaya doyamam her gece olduğu gibi.

6 Ocak 2012 Cuma

TAKLİTÇİ DEFNE...

Geçen gün kendi kendine oynuyor nede güzel oyalanıyor diyerek dalmışım mutfaktaki işime. Defnoş'ta bir telaş var, konuşuyor hızlı hızlı gidip geliyor, farkındayım birşeyler yapıyorda rahatsız etmekte istemediğimden hiç uğramıyorum yanına.

Baktım ki tak tuk çekmece sesi gelmeye başladı dayanamadım gittim.

"Aaa bebecik çiss yapmışşş, adi bez değişelim"  diye konuşurken buldum odada kendisini:)


Öyle dalmış ki oyuna hiç farkında değil orda olduğumdan. Birden karşımda sanki kendimi görüverdim. Ben ne yaparsam ne söylersem bebeğine aynı şeyleri söylüyor ve yapıyordu :)  Alt açma bezini almış, pişik kremi ve teni kuru olduğu için kullandığım nemlendiricisini, ıslak mendilini yanına koymuş "gedim bebecik gedim bebecik "diye sakinleştiriyordu bebeciğini :)

Maşallah Defne'de iyi bir anne olucak sanırım ileride:))  Pek tertipli ve ilgili bebeğiyle:))) 


Ama olay  pişik kremini aç diye tutturduğunda değişiverdi hemen. "Kızım olmaz" diye anlattım, zor ikna oldu ama kısa süren ağlamayla hallettik durumu.


5 Ocak 2012 Perşembe

2011' in SON GÜNÜ, GECESİ VE SONRASI...

Defne Ela'nın iki yaş kontorlü ve aşısı için aralık ayının son günü doktorundan randevu aldık ve korkunç baş ağrısı ve dönmesine rağmen hazırlanıp gittik. Nasıl bir kalabalıkki sormayın. Kimi çocuğun yanaklar kırmızı al al, kimisi köh köh öksürüyor, kimi her haliyle oyun parkında oynuyor neyseki ortam içerisinde fazla beklemedik ve hemen muayne olmak için girdik odaya. Defne daha önceki muaynelere göre ağlamasına rağmen daha iyiydi. "dottor amca biz eve ditçez" diye ağladı bir süre.  Öyle böyle derken muaynemizi olduk , 2.yaşta yapılması gereken ilk doz HEPATİT A aşımızı yaptırdık ve iyi seneler dileklerinde bulunup hastaneden ayrıldık.

Akşamı yeni yıla gireceğimiz için birkaç arkadaşımızla bizde toplanma planı yaptık. Benim devam eden baş ağrım hafiflemiş ve akşama doğru geçmişti bile.  Eve döndüğümüzde arkadaşlarımızında gelmesiyle ev şenleniverdi birden.  Pek güzel, bol kahkaha, bol sohbet, bol yiyip içilen, oyunlar oynanan ve sabah 4 e kadar hiç sıkılmadan uykumuz gelmeden geçen  31 aralık akşamı ve 1 ocak sabahı oldu bizim için. Üç kızçe İdil Su, Ceren ve en küçükleri Defne ise bol bol oynadılar arada Defne'yle sorunlar yaşadı büyük kızçeler :)  Saat tam 12 olduğunda ise Meltem teyzemizin getirdiği harika pastanın mumlarını üfledi minikler. Ve daha sonra vakit dahada  geçmeden Defne uyuması için babaannesine gönderildi:)  Diğer kızlar uyur gezer ayaktaydılar uzun süre. Biten gecenin sabahı herkes yarı uykulu ama mutlu bir şekilde evlerine dağıldı.

                                 

Sonraki gün pazar olduğu için geç yapılan kahvaltı ve tüm gün sersem gibi geçirilen birgün oldu bizim evde.

Ama yılın ikinci günü kötü bir haberle uyandık uykumuzdan. Eşimin eniştesi hastaydı ve vefat etmişti. Çok üzüldük hepimiz ama elden ne gelir. Rabbim günahlarını bağışlasın mekanı cennet olsun diyorum ve ailesine sabırlar diliyorum tekrar buradan.

Hep güzel güne uyanmak, hayırlı haberler almak, günü mutlu bitirip gece huzurla uykuya dalmak nasip olsun hepimize.

Sevgilerrr..................


4 Ocak 2012 Çarşamba

HIMMMM NEYMİŞŞŞŞ ?

Artık şaşırmıyacağım diyorum söylediklerine ve hareketlerine ama bu mümkün mü?

Oyun oynadığımız birgün kartlarıyla ilgili soru sorduğumda "düsünüyom hımm" deyip elinide yanağına koymasıyla bitirdi beni.

Yaptığına tepki göstereceğimi biliyor yaramaz, hoşuna gidiyor ve sürekli tekrarlıyor bu durumu.

Pepe zıtlıklar kartları ise yeni alındı pek sevdi şimdilik. Sürekli elinde. Hatta şuan uyurken kucağından zor aldım sımsıkı sarılarak uyudu çünkü.

Kartlar 3 yaş ve üzeri. Beraber oynuyoruz şimdilik. Sadece sıcak ve soğuk kavramlarına takmış durumda bu ara. " Annecim bu sıcaktır bu  soğuktur" diye gösteriyor güneş ve dondurma kartını.

30 Aralık 2011 Cuma

YENİ YIL GELMİŞ HOŞGELMİŞ...


Allah'ım hayırlısıyla gireceğimiz yeni yıl içerisinde öncelikle tanıdığım tanımadığım herkese, tüm sevdiklerime, aileme ve bana, ilk olarak sağlık, sonra huzur, mutluluk, birlik vee en  hayırlısından en helalinden para ver. Kazalardan, belalardan, afetlerden bizleri koru. Hiçbir yavruyu anne babasız bırakma. Anne baba omak isteyenlerin yüzünüde güldür Allah'ım. Aklımızdaki fikrimizdeki hayallerin umutların gerçekleşmesini  ve yeni bir yıla gülerek huzurla sağlıkla merhaba deyip aynı şekilde güle güle demeyi bizlere nasip et.

Herkesin yeni yılını kutluyorum

Nice mutlu yıllara. 

22 Aralık 2011 Perşembe

AŞURE...

Hep anneciğim yapsada yesem derdim. Ama anadan uzak olunca iş başa düşüyormuş. Bir sene annem ve babam bizdelerdi ve annemle beraber yapmıştık aşureyi. Şimdi iki üç yıldır kendim yapıyorum büyümüşüm dimi :)) Aslında yapılması çok kolay birşey ama nedense gözünde büyütüyor insan yada kendi adıma konuşayım ben biraz büyütüyorum sanırım. 


Aşureyi yaptım komşularıma dağıttım sonra bir güzel yedik ailecek. Herkes çok beğendi. İşte tarifi;

500 gr buğday
200 gr nohut
200 gr fasülye
100 gr fındık
100 gr kuru üzüm
1 paket kuş üzümü
1 paket çam fıstığı ( dolmalık fıstık)
100 gr kuru kayısı
100 gr kuru incir
1 tane elma
1 portakal kabuğu minik doğranmış
5 6 tane karanfil
1.5 kilo şeker ( bana biraz tatlı geliyor aslında bu ölçü)

Süslemek için minik doğranmış portakal, kivi, nar ve çekilmiş ceviz.

( Malzemeler ve miktar isteğe göre azaltılıp çoğaltılabilir)

Yapılışı ise akşamdan buğdaylar iyice birkaç defa yıkanıp süzülür. Tencereye alınır üzerini bir miktar geçecek kadar su eklenir kısık ateşte kaynatılır. Buğdaylar kabarınca ocağı kapatıyoruz ve sabah kadar tencerenin kapağı kapalı bekletiyoruz. Nohut ve fasülyeyide akşamdan haşlayabilirsiniz.

Sabah buğdayların bulunduğu tencereye bir miktar daha sıcak su ekleyip ocağa alıyoruz. Diğer yandan incir ve kayısıyı minik doğrayıp ayrı ayrı, kuru üzüm ve kuş üzümünüde aynı şekilde ayrı haşlıyoruz ve kenarda bekletiyoruz. Buğdaylar kaynamaya başlayınca içerisinde haşlanmış nohut ve fasülyeyide ekliyoruz. Ardından minik doğranmış portakal kabuğunu ve minik doğranmış elmayı ilave ediyoruz. En son haşlanmış suyu süzülmüş kayısı, incir, kuş üzümü, kuru üzümü ve karanfili  ekliyoruz. Fındık ve fıstıklarıda içini atıp bir iki karıştırdıktan sonra kapatım aşamasında şekerini ilave edip karıştırıyoruz ve ocaktan indiriyoruz tenceremizi.

Servis ederken süslemelerde tarçında ekleyebilirsiniz. Afiyet olsuun.

Son olarakta yazmadan geçemeyeceğim birşey var. Çocukken hiç unutmam büyüklerimiz aşurenin buharını gözlerimize sürerlerdi nedendir bilmem şifa olsun diyedir herhalde. Bende aynısını kızıma uyguluyorum şimdi:)

DAĞIT DEFNECİK, TOPLA ANNECİK:)..

Anneciim bu nediy? Anneciiim nu neyeye?


Baaak bu obodüs (otobüs) , bu ü ü rü üü hoyoz (horoz) bu da ödeek (ördek) diye soru cevap kendi kendine yerleştirmeye çalışıyor hepsini Defnecik. Parçaların yerini bulamadığında yada ters koyduğunda ise "omadı annecim" deyip benden yardım istiyor.


Ah birde her defasında döküp oraya buraya dağıtması olmasa. Koltuk altından, odasının her bir köşesinden topluyoruz parçaları. Ama Nurcan teyzesinin hediyesi olan puzzle ile çok eğleniyor bu ara. Bazende sıkıdım anneciim deyip öylece darmadağın  bırakıp başka şeye yöneliyor hemen. Toplama işini ise" yardım et kızım hadi " desemde ben üstleniyorum tabiki:) 

21 Aralık 2011 Çarşamba

HEPİ DÖRTEY TU YUU...

Size, Defne Ela'nın oyun hamurundan yaptığı bu şeyler nedir diye sorsam ne dersiniz?


Bunlar, kızımın hergün ama hergün "anne sendelyemi ittiyom hamır ittiyom" demesinin ardından oturup yaptığı, üzerinde mumları olan  hamurdan doğum günü pastaları :)
Çok güzeller öyle değil mi?


Günlerdir sıkılmadan oynuyor hamurlarıyla böyle. Pastasını kendi elleriyle yapıp mumlarını da dikiveriyor ortalarına. Sonrada bir güzel üflüyor prensesim.


Her defasında alkış yapıyor "hepi dörtey depneee, ikiii dodun depneee" şarkısını söyleyerek.

Sanırım bizim evde bir süre daha devam edecek doğum günü kutlamaları :))