
19 Mayıs 2010 Çarşamba

4 Mayıs 2010 Salı
KIZIM HASTA:(
Herkese kucak dolusu sevgilerle merhaba. Bloğumdan 1 hafta ayrı kaldım evimden, eşimden veee artık evimdeyim. Fakat dönüşümüz gidişimiz kadar sessiz olmadı. Güzel hatta mükemmel ötesi geçen koca 1 hafta sonunda evimize hasta döndük. Defne dönüş yolunda çok huysuz ve mızmızdı. Hastalık ben geliyorum diyordu yavaş yavaş. Dünden bugünede ateş, halsizlik, burun akıntısı belirdi ve doktorda aldık soluğu. Teşhis tabiki grip. Gözleri yaşlı, burnu tıkanık zor nefes almaya çalışıyor kızım. Doktoru birkaç gün daha sürer dedi. Kızımı böyle gördükçe çok üzülüyorum. Umarım biran önce iyileşir.
22 Nisan 2010 Perşembe
5.AY VE YAŞADIKLARIMIZ......


15 Nisan 2010 Perşembe
ÇİKOLATA SOSLU HAVUÇLU KEK.....
MALZEMELER:
4 yumurta
1.5 su bardağı şeker
3 su bardağı un
1 su bardağı sıvı yağ
3 su bardağı havuç
1 limon kabuğu rendesi
2 tatlı kaşığı tarçın
1 su bardağı çekilmiş ceviz
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 paket Dr Oetker çikolata sosu
YAPILIŞI:
UYUYAN PRENSES PASTA.....
MALZEMELER:
Keki için:
4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 paket kakao
1 yemek kaşığı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı un
İçi İçin:
1 litre süt
1.5 su bardağı şeker
1 su bardağı un
yarım paket sanayağ ( ben kullanmıyorum)
1 paket vanilya
YAPILIŞI:
Kek malzemelerini önce şeker ve yumurta olmak üzere iyice çırpalım. Yağ, kakao, kabartma tozu ve unuda ekleyip tekrar karıştıralım, küçük borcam tepsimizi yağlayıp harcı boşaltalım. 170 dereceye ayarlanmış fırında kek pişene kadar pişirelim. Fırından çıkardıktan sonra üzerine bir tepsi kapatalım ki kekin terleyip kolay çıkmasını sağlayalım. Tepsiden çıkarılan keki ikiye bölelim. Bir katını resimde görüldüğü gibi derin bir kaseye yavaşça bastırarak yerleştirelim. Bu arada keki soğutmayalım ki kırılmasın. Ben porselen yemek takımlarının büyük kasesini kullanıyorum bu pasta için.
Kekimiz pişerken muhallebisinide bir yandan hazırlamış olalım ki ılık bir şekilde kekimizin üzerine dökebilelim. Muhallebisi içinde bütün malzemeleri bir tencereye koyalım ve hiç bırakmadan karıştırıp , kaynayıp kabarcıklar olana kadar pişirelim. En son içine katı yağ ekleyebilirsiniz isteğe bağlı tabiki. Sonrasında resimlerde görüldüğü gibi muhallebiyi kase içindeki kek üzerine dökelim. Diğer parçayıda muhabellebinin üzerine koyup düz bir tepsiyle kapatalım.
Buzdolabına bu şekilde koyup 2 saat sonra ters çevirelim. Servis ederken kaseyi alıp dilim dilim keselim. Dilim olarakta resmi var ama çok kötü yahu:)) Afiyet olsun.....
14 Nisan 2010 Çarşamba
FIRIN SÜTLAÇ.....
Eh birazda mutfağa girelim değil mi? Çıktığımda yok aslında ama yaptığım hiç birşeyin fotoğrafını çekmek kısmet olmuyor.Herşey aceleden hazırlanıp sunulduğu için sizinle paylaşmaya imkan yaratamıyorum. Yine arşivden, önceden yapıp resmini çektiğim bu tarifi yayınlamak istedim. Resim biraz kötü öylesine çekmişim bir hevesle:)
MALZEMELER:
1 litre süt
yarım su bardağı pirinç
2 su bardağı su
2,5 yemek kaşığı nişasta
1,5 su bardağı şeker
YAPILIŞI:
Pirinçleri yıkayıp su ile birlikte tencereye koyalım. Pirinçler iyice kabarana dek 15 dk pişmesini bekleyelim. Daha sonra süt, şeker ve biraz suyla erittiğimiz nişastayıda ekleyip arada karıştırarak kaynatalım. Kıvama geldiğinde toprak yada ısıya dayanıklı kaplara boşaltarak , fırın tepsisinin dibine biraz su koyalım ve sütlaç kaselerini yerleştirelim. 200 derece ayarlanmış fırının en süt kısmına koyarak üzerleri kızarana kadar tutalım. Fırından çıkarıp soğuttuktan sonra çekilmiş fındık veya cevizle servis yapalım. Afiyet olsun.
13 Nisan 2010 Salı
BİRKAÇ FOTOĞRAFLA İSTANBUL...
Bahar geldi yaz kapımıza dayanmışken, benim gibi dışarı çıkıp gezme imkanı çok olmayanlar için, arşivimde bulunan birkaç fotoğrafı paylaşmak istedim.
Bu yaz sonu, inşallah daha güzel ve değişik fotoğraflar yayınlamak nasip olur. Şimdilik bu kadar.
26 Mart 2010 Cuma
GÜNEŞİ GÖRDÜK:)

Aklımda yazmam ve sizlerle paylaşmam gereken o kadar çok şey olmasına rağmen, fırsat bulupta oturamıyorum işte. Bahar mıdır beni yoran kızım Defne mi bilemiyorum.
Yavaş yavaş havalar düzelmeye başladı. Yazı, güneşi pek sevmem bahar insanıyım ben. Ama artık minik bir kızım var ve bu yüzden havalar ısınsın yaz gelsin diye bekler oldum. Geçen hahta sonu hava çok güzeldi ve bunu değerlendirelim dedik. Beni yine aldı bir telaş, ne giydirsem, kalın mı incemi , bahar havası bu ya bizi çarparsa:) derken çıktık. Kalabalık olmasın sessiz doğayla içiçe olalım dedik ve Çekmeköy tarafında güzel bahçesi olan bir restauranta girdik. Çocukla dışarı çıkmak ne zor şeymiş yada ben zamanla alışıcam buna, artık zaman göstericek. Defne bol bol güneşlendi diyemiyeceğim ama güneşi gördü:) Baştan biraz uykusu olduğu için mızmızlandı ama sonra derin uykuya daldı.

Eskidenmiş o rahat rahat yemeklerimizi bitirip uzun sohbetlere dalmak. Şimdi hızlı hızlı hadi uyanmadan şunuda yapayım diyor insan. Kahvelerimizi içmeden Erol amcası ve Rukiye teyzesi katıldılar aramıza. Ama Kayra ve Tuana ablaları yoktu yine kızımın. Evde bırakıpta gelmiş anne ve babası kızdık onlara:) Hoş sohbet kahve derken güneşi batırdık.Temiz havayı içimize derin derin soluyup evimize döndük.

Bunu artık sık sık yapmalıyız. Hemde tüm arkadaşlarımızla ve çocuklarıyla. Burdan duyrulur:))
20 Mart 2010 Cumartesi
İŞTE GELEN HEDİYELERİM....

Hediyelerime gelince, Defne kızıma gördüğünüz gibi çok cici bir elbise, çorap ve odasıyla birebir uyumlu olan kelebekli resim çerçevesi, oriflame el kremi, stik ve sabun, kokusuna bayıldığım bir parfüm veee mor kup içeresinde minik çikolatalar.
Belirtmeden geçemeyeceğim hediyeler bir yana, sevgili Aslı'nın notu için almış olduğu kağıda ve zarfın renklerine bayıldım, tam benlik birşey. İçinde yazılanlar tek kelimeyle harika zaten, söyleyecek söz bulamıyorum
.
Hediye bahane önemli olan yüzümüzde oluşan küçük bir tebessüm değil midir. Aslı arkadaşıma herşey için çok ama çok teşekkür ediyorum. Mutluluğun ve ve bloğundaki başarın daim olsun canım:)))
19 Mart 2010 Cuma
HEDİYELEŞME ETKİNLİĞİ...

Hediye almayı ve vermeyi, süpriz yapmayı ve süpriz yapılmasını çok seven biri olarak bu etkinliğe katılmalıyım dedim ve son güne kalmama rağmen bana çıkan ve büyük tesadüf olan arkadaşım Aslı'ya hediye arayışı içerisine girdim. Çok kısa bir zaman var ve ben ne alıcağımı bilemiyordum.Bloğunu sürekli takip etmeme rağmen, nelerden hoşlanır neyi sever bilemediğim için kendi zevkimede güvenerek, bana göre çok güzel olan şeyler seçtim ve arkadaşıma gönderdim.
Dün çalan telefonumla, gülücükler atan, çok tatlı ve şen konuşan Aslı arkadaşımla bu etkinlik sayesinde konuşma fırsatımız oldu. Canım benim, iyi günlerde ve beni anarak kullanman dileğimle tekrar. Beğenmene ve mutlu olmana çok sevindim. Güzel bir arkadaşlığın başlangıcı oldu sayenizde. Bloğunda yayınladığın ve güzel sözlerin için ayrıca burdanda teşekkür ediyorum.
Not: BANA NELER VE KİMDEN GELDİĞİNİDE YARIN AÇIKLIYACAĞIM:)))