31 Ocak 2010 Pazar
NOT...
29 Ocak 2010 Cuma
2. AY VE YAŞADIKLARIMIZ...

BU ARALAR VAZGEÇİLMEZİMİZ....

28 Ocak 2010 Perşembe
1. AY ve YAŞADIKLARIMIZ
Defne Ela sanki bizim yaptığım oyunları, söylediğimiz komik sözleri anlarmış gibi gülüyordu arada bize.Bu gülüceklerinin artmasını kahkahalara dönüşmesini, büyük bir hevesle bekliyorum kızım.Uykularımız eh işte idare eder şuan, tabi ben eh desemde gece yat kalk durumları çok zor gelmedi değil.Gündüz uykularımız var bazen uzun bazen kısa aralıklarla. Gecede emzirip yatırmama rağmen 2 ayrı zaman diliminde, gözünü açmadan acıktığını belli ediyor kızım bana ve hemen kucağıma alıp emziriyorum, sonra sabah 7 -7.30 gibi uyanıyor gaz sancısıyla birlikte. Nefret ediyorum bu gaz olayından bitsin gitsin artık:(
Kızımın 1 aylık kontrolü için hastane ve doktor arayışı içerisine girdik eşimle. Doğum yaptığım özel göztepe hastanesindeki çocuk doktorundan memnunduk ama evimize biraz uzak olduğu için yakın bir yer olması gerekiyordu. Sorduk soruşturduk, internetten araştırdık ve önceki deneyimlerimize dayanarak hisar hastanesine ve şuan kızımın doktoru olan Prof. Dr.Emin Ünüvar'a karar verdik. Çok iyi bir seçim yaptık sanırım, doktorumuz çok ilgili ve güler yüzlü.
21 Aralık pazartesi günü ikinci hepatit B aşımızı olmak ve aylık kontrolümüz için çıktık evimizden.Ama daha yolda başladı kızımın canı yanıcak düşüncesi ama alışmalıyız sanırım buna. Doktorumuzla uzun uzun konuştuk bebeğimizin gelişimini.İlk çocuğumuz olmasından dolayı, ufacık bir konuda panik olmanız doğal dedi doktor amcamız. Defne Ela maşallah iyi büyüyordu ve sağlıklıydı.Boyu 55 cm kilosuda 4400 gr olmuştu bile. Kızım üzerindekileri çıkarınca banyo yapıcak sandı herhaldeki çok mutluydu etrafı öyle bir izliyordu ki fındığım. Ve o acı son :) doktor amcası bacaklarından tutmasıyla kızım ağlamaya başladı . Eşim ve bende ayrı bir huzursuzluk kızımızın canı yanıyor diye. Geçicek meleğim geçicek birtanem geçicek annem deyip , kucakladım hemen kızımı. O kadar sıkmışımki kendimi ne kadar terlediğimi dışarı çıkınca anladım. Doktorumuzun, 1 yaşına kadar hergün kullanmamızı önerdiği vitamini alıp evimize geri döndük.

Aaa bu arada söylemeden geçemiyeceğim kızım emzik emiyor. Aslında hiç verme taraftarı değildim.Alışveriş sırasında "alalım ama ben vermem bebeğime" demiştim hiç unutmuyorum:) Bir deniyelim bakalım alıcak mı demeye kalmadı kızım neredeyse karşıdan kapıcaktı emziği:) Sanki açmış gibi nasıl emiyor canım benim. Doktorumuz keşke vermeseydiniz dedi ama ne yapalım inşallah çok uzatmadan vazgeçer kızım emzikten.
27 Ocak 2010 Çarşamba
BEBEĞİMİN 40 BANYOSU ve 40 UÇURMASI...
Canım kızım misler gibi koksun herzaman .
Su perisi kızım 37 günlük olduğunda büyüklerimiz artık gezmeye çıkabilirsiniz dediler bize.Gezip eğlenmeye çok düşkün biri olmayan ben için çokta zor gelmedi eve kapanmak ama arada çıkmak bile yetiyormuş insana bunu anladım.Sanki bayrama hazırlanıyor gibi hissettim kendimi, eh gerçi kızımın bayramı sayılırdı.37.günümüzde babaannemize çıktık usluydu kızım maşallah sevmişti dedesinin evini. 40. günü için çok yere davet edildik. Bizde 39.gün kızımın Rukiye teyzesine gittik.Rukiye teyzemiz neler neler hazırlamış bizim için,afiyetle yedik herşeyden, tekrar teşekkür ederiz.Kızıma çok güzel bir hediye almıştı kızçeler, onun resmi şuan yok bilgisayarımda yukler yüklemez onuda koyucam buraya.Bu fotoğrafta alnına un sürülmüş bir durumda kızım.Eeee adetler böyleymiş.Rukiye teyzemize çok teşekkür ederiz herşey için.
Eveeet asıl 40. günümüz çok önemli birgüne yani yılbaşına denk geliyordu.2 ayrı ve güzel günü birleştirdik Meltem teyzemizde.2010 a gireceğimiz bugünde çok usluydu kızım yine.Bütün bir akşam uyudu, anne babasına sohbet için fırsat verdi benim meleğim.İdil Su ablası ve babalarıda uyuttuktan sonra mekan annelere kalmıştı:) Bizde uzun sohbetler kahve çaylar derken sabahlamıştık.Meltem teyzesi de kızıma çok güzel hediye almış, herşey için bütün akşam ve sabaha kadar bizleri ağırladığı için ve ayrıcaaa bana aldığı özel bir hediye içinde sonsuz teşekkürler canım dostum:) Buda kızımın İdil Su ablası.

2010 yılına kızlarımız uyurken girdik, hem 40 mız uçtu hemde koca bir yıl.Yeni yıl herkese her eve sağlık, mutluluk,huzur getirsin diyerek yeni yıl mesajımıda buradan kısaca vermiş bulunuyorum:)
Gezmelerimize kısa bir ara verdikten sonra Ekim teyzemizde aldık soluğu. Bizim için çok rahat bir akşam olmuştu yine.Kızım Ceren ablasının şirin ve akıllıca konuşmalarını, bizlerin muhabbetini duyamayacak kadar derin bir uykudaydı çünkü:) Pusetinden hiç kaldırmadan evinize geri dönmüştük o akşamda.Ekim teyzemizede burdan çok teşekkür ediyoruz kızımla, herşey çok güzeldi hediyeleride.İşte buda Ceren ablası ve kızım:)
Gezmelerimizin her birini daha güzel fotoğraflarla burda yayınlamak isterdim ama elimde güzel fotoğraflar olmadığı için bunlarla çıkıyorum karşınıza.Defne kızımdan da fırsat bulamadığım için çok hızlı ve pat diye yayınlıyorum yazılarımı eksiklerim kusurlarım çoktur affola....
26 Ocak 2010 Salı
YENİ BİR BAŞLANGIÇ ...
25 Ocak 2010 Pazartesi
HOŞGELDİN MUCİZEM
MERHABA HERKESE
Herkese kocaman MERHABAAAAA:)
24 Ocak 2010 Pazar
Su Perisi
“-Ey toprak ana!...Beni ört sakla,beni kurtar!.....
Bu içten yalvarış üzerine.Defne,organlarının ağırlaştığını,odunlaştığını hisseder.Olgun göğüsünü gri bir kabuk kaplar.Kokulu saçları yapraklara döner.Kolları dallar halinde uzar.Körpe ayakları kök olup toprağın derinliklerine dalar.Bir Defne Ağacı oluverir....
Bu manzara karşısında şaşıran Apollon.Defne’nin ağaç oluşunu üzüntü ile seyreder.Sonra Ona sarılır ve sert kabukları altında hala çarpmakta olan kalbinin sesini duyar.
“-Defne.der, bundan sonra sen,Apollon’un kutsal ağacı çelengi olacak.Değerli kahramanlar,savaşlarda zafere ulaşanşar,hep senin yapraklarında alınlarını süsleyecekler.Şarkılarda şiirlerde adımız yan yana geçecek...
Bunun üzerine Defne,dallarını eğerek Apollon’u saygı ile selamlar.
