

Ve pazar günü.

Çooooook güzeldi. Gerçekten Defne'yle çok rahat ettiğim, hemde bol bol kafa dinlediğim huzurlu bir gündü. Cumartesi akşamından planlar yapıldı.Sabah Bülent, Meltem, Cevat ve İdil Su evlerinden alındı ve babamızın önerisi üzerine, Ömerlide bulunan Arka Bahçe diye güzel bir yere kahvaltıya gittik. Defne çok mutluydu tabiki. Daha kapıdan adımımızı atar atmaz çığlık atmaya başlıyor zaten:) Gittiğimiz yer çok sakin, hafif müzik, doğayla başbaşa kalabiliceğiniz bir yer. Et mangal,kahvaltı yapabiliyosunuz. Kahvaltısını beğenmesemde bol kelebekler içerisinde sohbet, kahkaha ve Defneyi sakinleştiren hamak olması beni çok ama çok mutlu etti. Kocalar arada tavla arada pek kısa süren maçlar yaptılar ve bizden geçmiş diyerek kızlarıyla oynamayı ve gazete okumayı tercih ettiler. Tam kahvaltının ortasında üzerimizden geçen yağmur bulutu serinletti biraz havayı ama bizim keyfimizi bozamadı. Atlar, tavşanlar, kelebekler, tırtıllar:) herşey doğal. İyiki varmış dediğim hamaklar, belkide beni rahatlatan tek şeydi. Gider gitmez iki pış pışta uyudu kızım. İdil Su ablasıyla yan yana yatmak istesede ablası pek hoş karşılamadı durumu, sanırım azcıkta olsa kıskançlık var mavişte. Ama ben illaki beraber foto çekicem diye zor zar yanyana getirdim minikleri. Gerçi ablası miniklikten çoktan çıktı.
Defne ilkleri yaşadı bu pazar. Hamakta bol bol uyudu, kelebekleri gördü ve ayaklardan çorapları çıkardı annesi toprağa, çimene bastı. Eve dönüşümüzde ise pazara girdi. Meyvelere, sebzelere pazarcı amcalarına çığlıklar attı. Evimize girer girmez banyosunu yapıp mışıl mışıl uykulara daldı miniğim.
Canım dostum Meltem'e, kuzusu İdil'e, eşine, kardeşine, eşime ve güzeller güzeli kızıma yaşattıkları bu iki gün için teşekkür ediyorum.
İşte hafta sonundan fotolar,

